ÇEVKO Vakfı’nın Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği “İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” söyleşi serisinin 2026 yılındaki üçüncü buluşması yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 öncesinde gerçekleşen etkinlikte, döngüsel ekonomi, sıfır atık uygulamaları, su ve enerji verimliliği, yapay zekânın iklim üzerindeki etkileri ve gençlerin iklim politikalarındaki rolü ele alındı.
Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen çevrim içi söyleşinin açılış konuşmasını ÇEVKO Vakfı Kurumsal İletişim, Eğitim ve Yeşil Nokta Kıdemli Müdürü Hülya Ataman yaptı.
Etkinlikte; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu ve Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi İpek Güzey konuşmacı olarak yer aldı.
Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Vurgusu
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığını belirterek, doğrusal ekonomik modelin doğal kaynaklar üzerindeki baskısını azaltmak için döngüsel ekonomiye geçişin kritik önem taşıdığını ifade etti. Ürünlerin tasarım aşamasından itibaren daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir şekilde planlanmasının gerekliliğine dikkat çeken İmer, sürdürülebilir dönüşümün tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Yerel Yönetimlerin İklim Mücadelesindeki Rolü
Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, yerel yönetimlerin vatandaşlarla doğrudan temas halinde olması nedeniyle iklim politikalarının uygulanmasında önemli bir role sahip olduğunu belirtti.
Ataşehir Belediyesi’nin emisyon azaltım hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, hava kalitesi izleme sistemleri, sıfır atık uygulamaları, çevre gönüllülüğü programları ve çevre eğitim merkezleri hakkında bilgi veren Kara, yeni hazırlanan SECAP çalışmasının uygulanabilir bir yol haritası olarak tasarlandığını aktardı.
Özel Sektörden “Tohumdan Kadehe” Sürdürülebilirlik Yaklaşımı
Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, sürdürülebilirliği üretimin tüm aşamalarını kapsayan bütüncül bir süreç olarak ele aldıklarını belirtti.
Tarımsal üretimden su verimliliğine, sera gazı emisyonlarının azaltılmasından biyogaz yatırımlarına kadar birçok alanda yürütülen çalışmaları paylaşan Çamkeser, şirketin 2030 yılı hedefleri doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade etti.
Yapay Zekâ ve Veri Merkezlerinin İklim Etkisi
İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu, yapay zekâ teknolojilerinin iklim politikalarında yeni bir tartışma alanı yarattığını belirtti.
Veri merkezlerinin artan enerji ve su tüketiminin COP31 gündeminde daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan Nalbantoğlu, yapay zekânın enerji verimliliği, üretim optimizasyonu ve kaynak yönetimi gibi alanlarda doğru kullanıldığında önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Gençler İklim Politikalarının Aktif Paydaşı Olmalı
Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi İpek Güzey ise gençlerin iklim politikalarında yalnızca izleyici değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
COP31 hazırlıkları kapsamında yürütülen eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarına değinen Güzey, teknolojinin doğru kullanılması halinde iklim krizinin çözümünde güçlü bir araç olabileceğini ifade etti.
COP31 Öncesinde Ortak Çağrı
Söyleşinin sonunda katılımcılar, COP31 sürecinin yalnızca politika yapıcılar için değil; yerel yönetimler, özel sektör, akademi, sivil toplum ve gençler için de önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.
ÇEVKO Vakfı yetkilileri, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik alanında farklı paydaşları bir araya getiren söyleşi serisinin yıl boyunca devam edeceğini belirtti.
