Kömür ve İklim Değişikliği 2017 Raporu Çıktı!

2015 yılında yayınlanan “Kömürü Finanse Etmek” raporu, kısıtlı verilere rağmen iklim meselesini kendi meselesi olarak gören ama kömür ve enerji politikalarını kavramayanlar için farklı bir bakış açısı vermeyi amaçlamıştı.

2016 yılında yayınlanan “Kömür ve İklim Değişikliği – 2016” raporu ise 2015’de ortaya çıkan verilerin daha netleşmesinde önemli rol oynadı.

Kömür ve İklim Değişikliği 2017 raporu, Türkiye’nin yüksek karbon ekonomi politikaları çerçevesinde genel enerji verileri içinde kömürün rolünü, kömürlü termik santralleri ve politikaları tanımlamaya çalışmıştır. Kömür santrallerinin gelişimini, mevcut ve izin süreçlerindeki aday santralleri de inceleyerek seragazı projeksiyonu da dahil olmak üzere enerji-kömür-iklim değişikliği gibi üç başlığı birleştirmiştir. Özellikle Türkiye’nin fosil yakıt ve kömüre bağımlılığını, “yerli kömür” söyleminin bundaki rolünü ve ithal kömür santrallerini nasıl arttırdığını ortaya koymuştu. Kömür ve İklim Değişikliği 2017 raporu ise bu bilgiler ve analizlerin hem geliştirmeyi hem de ilerletmeyi amaçlamaktadır.

Önceki raporda ortaya konan yaklaşım aynen bu raporda da kullanılmıştır . Ancak, Türkiye’nin 2015 yılı verilerini ortaya koyduğu Nisan 2017 tarihli envanterinde tekrar hesaplama (re-calculation) yaptığı için geçmiş yıllardaki bütün veriler değişmiştir. Bu nedenle Kömür ve İklim Değişikliği-2017 raporu geçmiş yıllardaki verilerin hepsini baştan yenilemiştir. Ayrıca konunun uzmanı olmayanlar için her konu kendi bağlamında kendi kapsamı ile incelenmiştir.

Bu çalışma özellikle anlaşılması zor verileri incelerken, verilerin iklim değişikliği açısından bağlantısı kurmaya çalışmaktadır. Bu nedenle rapor kömür miktarı veya santral sayısı gibi verilerden çok, iklim değişikliği açısından belirleyici olan verileri kullanmış, gerektiğinde de çevirmiştir. Rapor sadece var olan verilerle yetinmemiş, TBMM’de soru önergeleri verilmesi sağlanarak politikalara dair altlıklar oluşturulmuştur. Verilen soru önergelerine gelen cevaplar raporda ayrıca irdelenmiştir.

Türkiye’nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olduğu 20004 yılından sonra kömür aramalarına tekrar başlaması ve rödovans modelini geliştirmesini, 2009 yılında da Kyoto Protokolüne taraf olduktan sonra 2012 yılın kömür yılı ilan etti. Paris Anlaşmasına ise taraf olmayarak rekor fiyatla kömür ihaleleri yaptı. Kömür ve İklim Değişikliği-2017 raporu, bu noktada bir taraftan iklim değişikliği sözleşmelerine taraf olurken diğer taraftan Türkiye’nin fosil yakıt merkezli bir politikaya yönelmesinde kömürün rolünü incelemektedir. Veriler ve analizler Türkiye’nin yüksek karbon ekonomisini özel sektöre açmaya çalıştığını, özelleştirme, rödovans, yatırıma hazırlama ve pazarın daha büyük olması için ithal kömürü devreye sokma politikalarını sürekli beslediğini ortay koymaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin iklim anlaşmalarına taraf olurken, diğer yandan da iklimi değiştirmek için geçmişten daha iştahlı olduğunun verilerini de sunmaktadır.

Raporun Tamamı



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir