İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı, Genç İHH iş birliğiyle hazırladığı “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması” raporunu yayımladı. Doç. Dr. Elyesa Koytak yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışma, Türkiye’nin 78 ilinden 1.425 gencin katıldığı kapsamlı bir çevrim içi ankete dayanıyor. Araştırmanın saha verileri 17 Ağustos – 10 Eylül 2026 tarihleri arasında toplandı.
Araştırma, sivil alanda gönüllülük olgusunu dört farklı profili odağa alarak inceliyor: Genç İHH’da aktif görev alanlar, görev almadan etkinliklere katılanlar, kurumdan ayrılmış eski gönüllüler ve hiçbir sivil toplum kuruluşuyla bağı bulunmayan gençler. Bu çok boyutlu yaklaşım, raporun kurum içi bir etki ölçümünün ötesine geçerek Türkiye genelinde gençlerin sivil topluma bakışını somut verilerle ortaya koymasını sağlıyor.
Öne Çıkan Bulgular
Katılım Engelleri ve Güvenlik Kaygısı: Katılımcıların %52’si gençlerin sivil toplum faaliyetlerine katılmama gerekçesini siyasi ya da güvenlik kaygılarıyla açıklıyor. Bunu sivil toplum deneyiminin çalışma hayatına katkı sağlamadığı düşüncesi (%29) ve STK’lara nasıl erişileceğini bilmeme (%25) takip ediyor.
Sosyal Faaliyet Talebi: Gençlerin ilgisini en çok çeken sivil toplum etkinliklerinin başında gezi, kamp ve piknik gibi sosyal programlar (%83) geliyor. Bunu sportif faaliyetler (%27), insani yardım (%21) ile kariyer ve mesleki gelişim odaklı çalışmalar (%19) izliyor.
Kazanılması Beklenen Beceriler: Gençlere göre bir STK’nın kazandırması gereken en kritik yetkinlikler iletişim ve kendini ifade edebilme becerisi (%53) ile sorumluluk alma bilinci (%46).
Maddi Teşvik ve Karşılıksız Emek Dengesi: Katılımcıların %55’i burs veya düzenli bir ücret desteğinin gönüllü katılımını artıracağını belirtirken, %21’i bu yaklaşımın gönüllülüğün karşılıksız doğasını zedeleyebileceği görüşünü savunuyor.
Sivil Topluma Hiç Dahil Olmamış Gençler: Herhangi bir kuruluşta yer almayan gençlerin %43’ü zaman yetersizliğini, %37’si ise kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini ifade ediyor. Kurumla temas kuramama oranı kadınlarda %43 iken erkeklerde %13 seviyesinde kalıyor. Öte yandan bu gruptaki gençlerin %63’ü uygun şartlar sağlandığında gönüllü olmayı düşünebileceğini ifade ederken, “STK faaliyetlerine asla katılmam” diyenlerin oranı yalnızca %7,7’de kalıyor.
Gönüllülük Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar: Gönüllülerin en çok zorlandığı alanlar zaman bulamamak (%43), maddi giderler (%25) ve kurum içi işleyişteki belirsizlikler (%24). Yalnız ve desteksiz hissetme eğilimi ise özellikle görevin ilk üç ayında tepe noktasına ulaşıyor.
Ayrılma ve Geri Dönüş Eğilimleri: Gönüllülüğü bırakan gençlerin dörtte üçü (%75) uygun koşullar sağlandığı takdirde yeniden dönebileceğini belirtiyor. Ayrılma gerekçelerinde ilk üç sırada zaman yetersizliği (%41), şehir veya ülke değişikliği (%36) ve mezuniyet sonrası iş hayatına geçiş (%35) yer alıyor.
İlk Temasta Arkadaş Çevresinin Gücü: Kurumla kurulan ilk temasta en yaygın yol arkadaş daveti (%34). Buna karşılık sosyal medya içerikleri, gençleri gönüllülüğe yönlendirmede %4,2 ile son sırada yer alıyor.
Sivil Toplum Kuruluşları İçin Stratejik Öneriler
Rapor, gençlik alanında çalışan kurumlara yönelik uygulanabilir kurumsal adımlar öneriyor:
Standart Karşılama ve Oryantasyon: Kuruma yeni katılan her gönüllü için standart bir rehberlik mekanizması ve net görev tanımları oluşturulmalı.
İlk Üç Ay Takibi: Yalnızlaşma ve kopmaları önlemek için ilk üç ay boyunca düzenli süpervizyon ve iki yönlü geri bildirim süreçleri yürütülmeli.
Esnek Katılım Modelleri: Gençlerin sınav, eğitim ve çalışma hayatı takvimlerine uyum sağlayan dönemsel ve esnek çalışma modelleri tasarlanmalı.
Özgün Erişim Kanalları: Özellikle kadın gençlerin kurumsal temas bariyerlerini aşmalarını kolaylaştıracak güvenli ve erişilebilir iletişim kanalları geliştirilmeli.
“Gönüllü Yönetimi Uzun Soluklu Bir Yol Arkadaşlığıdır”
İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, raporun sunuş yazısında şu değerlendirmede bulundu:
“Gönüllü yönetimi demek sadece görev dağıtmak değildir; insanı tanımak, kabiliyetini fark etmek, uygun sorumluluğu vermek, emeğini gözetmek ve uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurabilmektir.”
Raporu okumak için tıklayın.

