Âşık Veysel Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve büyük ozanın torunu Çiğdem Özer, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim üyesi Prof. Dr. Canan Dağdeviren’in davetiyle ABD’de düzenlenen TASSA 2026 Konferansı’na katıldı.
Türk Amerikan Bilim İnsanları ve Akademisyenleri Derneği (TASSA) tarafından 2–4 Ekim 2026 tarihlerinde Kuzey Carolina eyaletinin Chapel Hill kentinde gerçekleştirilen konferans, Sancar Türk Kültür ve Toplum Merkezi ev sahipliğinde düzenlendi.
TASSA Başkanı Dr. Ercan Alp ve konferans eş düzenleyicisi Drexel Üniversitesi’nden Prof. Hasan Ayaz öncülüğünde hayata geçirilen organizasyon, “Yapay Zekâ Çağında İnovasyon Köprüleri: ABD ve Türkiye Arasında Ulusötesi Etki” temasıyla önde gelen bilim insanlarını, araştırmacıları ve akademisyenleri bir araya getirdi.
“Sivrialan’dan Yükselen O Sesin Bütün Dünyaya Ulaşması Büyük Bir Sorumluluk”
Konferansta davetli konuşmacı olarak yer alan Çiğdem Özer, Âşık Veysel’in insana bakışını, eğitime ve bilime verdiği değeri, hoşgörüsünü ve toplumsal birliğe dair evrensel mesajlarını aile hatıraları üzerinden paylaştı.
Ninesi Gülizar Şatıroğlu ve ailesinden dinlediği tanıklıklarla ozanın mizah anlayışını, toprağa bağlılığını ve gündelik yaşamını anlatan Özer, kültürel mirası sınırların ötesine taşımanın önemini şu sözlerle vurguladı:
“Sivrialan’dan yükselen o sesin, yıllar sonra bütün dünyaya ulaşması bizler için hem büyük bir gurur hem de büyük bir sorumluluktur.”
Konuşmasında Âşık Veysel’in Cumhuriyet değerlerine ve Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığına da değinen Özer, ozanın eğitim ve okul üzerine dizelerini hatırlatarak, ayrım gözetmeksizin bir arada yaşama kültürünün bugünün genç nesilleri ve geleceğin toplumları için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti.
Bilim ve Sanatın Kesişimi: İnsanlığa Bırakılan İz
Sanatın evrensel gücü ile bilimin insanlığa hizmet eden vizyonu arasında anlamlı bir köprü kuran Çiğdem Özer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Âşık Veysel sazıyla, sözüyle ve bize bıraktığı eserlerle insanlığa kalıcı bir iz bıraktı. Aziz Sancar Hocamız, bilime adadığı ömrü ve insanlığa kazandırdığı çalışmalarıyla bunu yapmaya devam ediyor. Canan Dağdeviren Hocamız ise bilimin gücünü insan hayatına doğrudan dokunan çalışmalara dönüştürerek kendi izini bırakıyor.”
Özer ayrıca genç araştırmacılara seslenerek, hangi alanda çalışılırsa çalışılsın geleceğe bırakılacak kalıcı eserlerin ve topluma sunulacak faydanın en temel pusula olması gerektiğini ifade etti.
“Kara Toprak” Bilim İnsanlarının Sesiyle Yankılandı
Yapay zekâ teknolojilerinin ve ileri inovasyon modellerinin tartışıldığı konferansın en duygusal anı ise salonda yankılanan Âşık Veysel ezgileri oldu.
Prof. Dr. Canan Dağdeviren, ozanın ölümsüz eseri “Kara Toprak”ı sahnede seslendirdi. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın da oturduğu yerden eşlik ettiği türkü, uluslararası bilim insanlarını aynı dizeler ve ezgiler etrafında bir araya getirdi.
Bu özel an, Anadolu’nun kadim felsefesinin ve Âşık Veysel’in kültürel mirasının çağları, coğrafyaları ve farklı disiplinleri birleştiren dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

