Save the Children Türkiye’nin İstanbul, Hatay ve Adıyaman’da gerçekleştirdiği iki yeni saha araştırması; çocukların eğitimden kopmasının tek bir nedene bağlı olmadığını, ekonomik baskılar, ulaşım engelleri, öğrenme kayıpları, psikososyal güçlükler ve akran zorbalığı gibi faktörlerin bir araya gelerek süreci tetiklediğini gösteriyor.
Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken yayımlanan bulgular; çocukların yalnızca okula kaydolmasının değil, eğitimlerine kesintisiz devam edebilmelerinin, okulda kendilerini güvende ve ait hissedebilmelerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Hatay ve Adıyaman: 14–17 Yaş Grubu Daha Yüksek Risk Altında
“Hatay ve Adıyaman’da Okul Dışı Kalmış ve Okuldan Ayrılma Riski Altındaki Çocuklar Araştırması”, Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen toparlanma çalışmalarına rağmen bazı çocuklar ve aileler için düzenli eğitime katılımda karşılaşılan engellerin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Öne Çıkan Engeller: Okul masrafları, ulaşım maliyetleri ve mesafeler, psikososyal zorluklar, öğrenme kayıpları, mevsimlik tarım işçiliği ve sosyal dışlanma.
Risk Grubu: Bulgular, özellikle 14–17 yaş grubundaki çocukların okuldan uzaklaşma riskinin belirgin şekilde yükseldiğini işaret ediyor. Artan devamsızlık zamanla öğrenme açıklarını derinleştirerek çocukların motivasyonunu ve okulla kurduğu bağı zayıflatıyor.
Erken Uyarı Mekanizmaları: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Eğitime Katılım ve Devamsızlığı İzleme Projesi (EKİP) gibi erken müdahale ve yönlendirme sistemlerinin sahadaki kritik rolüne vurgu yapılıyor.
İstanbul: Güvenli Okul Yalnızca Fiziksel Güvenlik Demek Değil
İstanbul’un Sultanbeyli ve Avcılar ilçelerindeki dört devlet okulunda gerçekleştirilen “Güvenli, Kapsayıcı ve Dayanıklı Okullar Araştırması”, okul ikliminde fiziksel şartlar kadar sosyal bağların ve aidiyet hissinin de belirleyici olduğunu gösteriyor.
Zorbalık ve Aidiyet: Akran zorbalığı, ayrımcılık ve yetişkinlerin çocukların yaşadığı sorunlara yaklaşımı, çocukların okula aidiyetini ve okulda kalma motivasyonunu doğrudan etkiliyor.
Öğretmenlerin İyi Olma Hali: Güvenli ve kapsayıcı bir ortamın sürdürülebilmesinde öğretmenlerin destek kapasitesi ve iyi olma hali kilit rol oynuyor. Risklerin erken teşhisi için okul içi mekanizmalar ile kurumlar arası eşgüdümün güçlendirilmesi gerekiyor.
Çocuk Katılımı ve Komiteler: Save the Children Türkiye’nin İstanbul’daki 10 okulda yürüttüğü Acil Durumlara Hazırlık ve Güvenli Okullar Projesi kapsamında kurulan çocuk komiteleri, öğrencilerin fiziksel ve sosyal güvenlik ihtiyaçlarını okul yönetimiyle paylaşmalarına ve çözüm üretmelerine alan tanıyor.
Uzman Görüşleri
Berna Köroğlu (Save the Children Türkiye Ülke Direktörü):
“Yeni eğitim yılı başlarken çocukların okul sıralarına dönebilmesini önemsiyoruz. Ancak okula dönüş, eğitim hakkının yalnızca ilk adımı. Çocukların okulla bağlarını koruyabilmesi, öğrenmeye devam edebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda uygun desteğe erişebilmesi de aynı ölçüde önemli. Bunun için çocukların ihtiyaçlarının erken fark edildiği ve görüşlerinin dikkate alındığı destekleyici okul ortamlarına ihtiyaç var.”
Yeşim Hancı Kaya (Save the Children Türkiye Eğitim ve MHPSS Uzmanı):
“Ekonomik zorluklar, ulaşım sorunları, öğrenme kayıpları, psikososyal güçlükler ve zorbalığa maruz kalma gibi etkenler zaman içinde bir araya gelerek çocukların eğitimden uzaklaşma riskini artırabiliyor. Güvenli bir okul ortamı oluştururken çocukların kendilerini etkileyen konularda görüşlerini ifade edebilmelerini sağlamak ve bu görüşleri dikkate almak bu sürecin temel bir parçası.”

