Eğitim

Kurum içi gelişimin altın anahtarı: Geri Bildirim

Kurum içi gelişimin altın anahtarı: Geri Bildirim

Bir yandan kurumların kendilerini geliştirmek için motivasyonu artarken,  bir yandan da kurum içi gelişim için bütçelerinin sınırlı olduğunu görebiliyoruz. Peki nasıl daha düşük maliyetle daha yüksek verim alabiliriz? Bence cevap belli: Etkili bir geri bildirim mekanizması ile.

Düzgün çalışan bir geri bildirim sistemi ile, işlerin çok büyük bir kısmı daha işin kendisi yapılırken geliştirilebilir. Ancak maalesef bu konuya pek de önem vermiyoruz. Bu yazımda birazcık neden ve nasıl sorularına eğiliyor olacağım.

Peki elimizde bu kadar etkili ve ucuz bir araç varken neden kullanmıyoruz? Özellikle insanların geri bildirim alıp-vermiyor oluşunda birkaç ortak neden olduğunu düşünüyorum.

Neden geri bildirim vermiyoruz?

Korku

 

Bir çok kişi geri bildirim almaktan korkuyor. Dile getirilmese bile geri bildirim alındığında yaşanan duygusal tepkiler sebebiyle, insanlar geri bildirim almaktan kaçınıyorlar.

 

Zaman

 

Geri bildirim vermek, zaman kaybına yol açar endişesi sebebiyle ekipler geri bildirim vermemeyi tercih ediyorlar.

 

Kurum Kültürü

 

Bir çok kurum için gelişim ve geri bildirim konularının bir katkısı olmadığı düşünüldüğü için geri bildirim verilmiyor.

 

Yetkinlik ve Eğitim Eksikliği

 

Kurumlardaki bir çok kişi neyi nasıl söylemesi konusunu bilmediği için ya da bununla ilgili bir eğitim almadığı için geri bildirim vermiyor.

Peki nasıl geliştirebiliriz?

Farklı seviyeler için farklı planlar oluşturarak, kurum içi geri bildirim mekanizmasını geliştirmek mümkün. Bununla ilgili olarak önce bir strateji planına ihtiyacımız var. Kurum içinde bu hareketi nasıl başlatacağız? Her departmanla ayrı ayrı toplantılar mı yapacağız? Kurum içi bir e-mail kampanyası mı başlatacağız? Yoksa oyunlaştırmadan mı yararlanacağız?

Farklı seviyeler için sunduğumuz bazı önerilerimiz şöyle:

Bireysel

Bireysel olarak bunun mücadelesini nasıl başlatacağınız konusunda bir fikriniz yoksa, hemen kendiniz için geri bildirim isteyerek başlayabilirsiniz. Araştırmalar gösteriyor ki, geri bildirim istendiğinde, o geri bildirimi daha kolay dinliyorsunuz. Geri bildirim istemeye başladığınızda bir süre sonra çevrenizdeki insanların da geri bildirim istediğini göreceksiniz. Sonrasında ise bunun ekibinizin bir parçası olduğunu görmek sanıyorum kaçınılmaz olur.

Takım

İçinde bulunduğunuz takım üyeleri ile birlikte, geri bildirimin önemine dair konuşun. Geri bildirim için çeşitli şablonlar üzerinde çalışmak size iyi gelecektir. Neleri daha iyi yapabilirdik? Gelecek sefer hangi noktaları geliştirmeliyiz? Gibi sorular üzerinde çalışmak, geri bildirim akışını kolaylaştıracaktır. Ekip olarak her projeden sonra ya da en azından ayda 1 geri bildirime zaman ayırmanın geri bildirim kültürünü oluşturmak konusunda önemli olacağı düşüncesindeyim.

Yöneticiler

Yöneticilerin bu yapılar içinde nasıl bir etkisi olduğu yadsınamaz bir gerçek. Uluslararası bir data analiz şirketi ola Gallup’ın 2016 yılında yayınladığı bir raporda, milenyum kuşağının(yazının kalanında milenyaller olarak bahsedeceğim) yalnızca %19’unun düzenli geri bildirim aldığı fakat %17’sinin aldıkları geri bildirim anlamlı buldukları gözüküyor. Aslında bu da bize gösteriyor ki karşımızda geri bildirim almayı seven, ve bunu anlamlı bulan bir nesil ancak onların bu ihtiyaçlarını karşılamayan bir yönetici kitlesi var. Benim tanıştığım yöneticilerde ise geri bildirimden kaçınma sebebi olarak geri bildirim vermemek ya da verdiği geri bildirimin etkili olmadığını düşünmek yatıyor. Benim fikrim yöneticileri etkili birkaç eğitim ve atölye ile bu konularda geliştirmek mümkün.

Peki sizin çalıştığınız kurumda geri bildirim mekanizmaları düzgün çalışıyor mu? Detayları benimle yorum olarak paylaşabilirsiniz.

Emre Keskin

Eğitmen Panda Kurucu Ortağı

Etiketler

Yorum yazın

Yorum yazmak için tıklayınız

sivilalan.com’un E-Bültenine Abone Olun

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Etkiniz AB Programı

Etkiniz AB Programı
Anlatan Eller